15 Kasım 2006

bugün

seni hayatımın sonuna kadar seveceğimi söyledim. şimdi herşey böyle olduğuna göre, şimdi herşey böyle anlamsız olduğuna göre, hayatımın sonu bugün o zaman.

hayatıma giren herkese söyleyecek tek bir söz: hoşçakal.

ne olduğumu, nasıl olduğumu, ne hissettiğimi hiçbir zaman anlatamamış olmanın ağırlığıyla.

ve ilk defa hayalini kurup kavuşamadığım tüm güzel şeylere: hoşçakal.

istedim ki iyi olsaydı. olamadı. ama artık beklemek zamanı yok. ve kimse de yok. içimdeki hafiflikle uçmaya çalışan ağırlığa selam çak.

koşmak istesem de güç yok içimde. o yüzden sadece durmakla yetinmenin başarısızlığı. ama başarısızlık tek benim değil. herkes başarısız. görürsünüz.

belki birgün rüyanda görürsün beni. bi hikaye orda anlatırsın bana ve ben de bi rüyaya dalarım. senin bana sarıldığını görürsen çok sevinirim. o hayatta en sevdiğim şey çünkü.



madem ki artık beni sevmiyorsun. ben gidiyorum. çok uzun yolum var. neyse ki yürümek zorundalığım yok. ben seni seviyorum. hayatımın sonuna kadar. ve gidince orda da seviliyorsa, orda da o zaman. hoşçakal.

biterken "love me tender" çalsın.

06 Kasım 2006

sahilde

ben hatırlıyorum. çok güzeldi.

05 Kasım 2006

vup vup

vapurda camlar buğulanmıyor artık. birinin işiymiş bu şimdi. buğuları siliyor o biri. artık ellerimizi kirletmemize lüzum yok bunun için. çünkü biri bunu bizim için yapıyor artık. bize kalan sadece camdan dışarı bakmak. peki daha iyi mi şimdi? dışarıyı daha net görmek daha mı iyi bizim için? ne var ki görecek? ya da tam olarak bakmak istenecek? belki bir de, kim bakıyor ki gerçekten?

elimi kirletip ona bakmak isterdim ben galiba. ama tam emin de değilim.

maaşı ne kadardır acaba? hem, hep vapurdasın.

ama sen yoksun. bunu seninle görmedik. ve yine bunu gördüğümü sana söyleyemeyeceğim. üzgünüm.

yaşasın ido.

biterken "emre aydın/ihtiyacım var sana" çalıyordu.

02 Kasım 2006

şehirde

insan yorulur şehirde. o yüzden dinlenecek yerler uydurur kendine. ama sadece bedeni yorulmaz. insanın ruhu da yorulur şehirde. o yüzden dinlendirecek bedenler arar kendine. ve insan çok yorulduğunda, artık dinlenecek yeri aramaya bile mecali kalmadığında, ölür şehirde.